İstanbul’un su kaynakları olan barajlardaki doluluk oranları, bu yılın ilk 8 ayında %44,34 seviyelerinde seyrederek, hem geçtiğimiz yılın hem de 2025’in üzerinde olsa da, su tasarrufu konusunda ciddi uyarılar yapılmaya devam ediyor. Şehirdeki sıcak havalar ve yoğun su tüketimi nedeniyle barajların göllerinde yaşanan azalma, konusu uzmanlar tarafından dikkatle izleniyor. 31 Mayıs’ta %70,97’ye kadar çıkan doluluk oranları, yaz aylarının sona ermesiyle birlikte her ay düşüş gösterdi ve Ağustos ayı sonunda bu oran %44,34’e geriledi. Bu durum, özellikle kış aylarına geçerken su kaynaklarımızda yaşanabilecek olası krizlere işaret ediyor.
İstanbul’daki ana barajlar ve göletlerin güncel durumu dikkate alındığında, Ömerli Barajı %39,42 oranıyla en yüksek seviyede yer alırken, Terkos Gölü %19,64, Darlık Barajı ise %16,83 oranında doluluk gösteriyor. Bu rakamlar, toplam su kapasitesinin ne kadar kritik bir durumda olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, son yıllarda yaşanan kuraklık ve iklim değişiklikleri, barajlara düşen yağış miktarını ciddi şekilde etkiledi ve 2025 yılında metrekare başına düşen yağış oranı sadece 619,92 kilogram seviyesinde kaldı. Bu da, suyun yenilenme hızının düştüğüne işaret ediyor ve uzun vadede su kıtlığı riskini artırıyor.
Uzmanlar, İstanbul’un güçlükle kendi ihtiyaçlarını karşılayan su kaynaklarının sürdürülebilirliği için tedbirler alınması gerektiğini vurguluyor. İstanbul Aydın Üniversitesi Meteoroloji Mühendisi ve Dr. Öğretim Üyesi Güven Özdemir, özellikle aşırı sıcakların ve suyun hızla tüketilmesinin, barajlardaki doluluk oranlarını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Özdemir, “İstanbul’da tam dolu olsalar bile, mevcut su rezervlerimiz yalnızca bir yıl yetecek kadar. Bu nedenle suyu çok tasarruflu kullanmalı, su tüketimini azaltmalıyız” şeklinde uyarıyor. Ayrıca, yağışların mevsim normallerinin altında kalması ve iklim değişikliğinin devam etmesi, önümüzdeki dönemlerde su seviyelerinin daha da düşmesine neden olabilir. Sonbahar mevsiminin başlamasıyla birlikte, düzenli ve hafif yağışların artması beklenirken, uzmanlar bu yağışların da yüzeysel ve kısa süreli olmasının yeterli olmayacağını söylüyor. Bu noktada, belediyeler ve ilgili kurumların yağmur sularını toplayıp depolama yöntemlerine yatırım yapmaları ve yeşil alanların artırılması, su tasarrufu açısından oldukça önemli adımlar olarak görülüyor.
